Sosyal Medya Sansürleri Nasıl Süspanse Edilir? | NSM

Sosyal Medya Sansürleri Nasıl Süspanse Edilir?

Sosyal Medya Sansürleri

Hangi gün, hangi platformun sansür yiyeceğini bilmeden yaşamak yeterince zor değilmiş gibi, sosyal medyacıysanız eğer, işleriniz hepten zorlaşıyor. Haliyle baştan temkinli olmamız gereken koşullar oluşuyor veya kendimizi acil çözümler ararken buluyoruz.

Eğer bir internet siteniz varsa, trafiğin önemli bir kısmını sosyal medya üzerinden alıyor olmanız çok büyük bir ihtimal. Fakat en büyük üç sosyal medya platformu Facebook, Twitter ve Youtube her an sansürle karşılaşabiliyor, haliyle bu erişim kısıtlaması doğrudan ulaşabildiğiniz kitlenin düşmesiyle sonuçlanıyor. Biz de ufak strateji değişiklikleriyle gelecekte az kan kaybıyla olası bir sansürü atlatmanızı sağlayacak bir öneriler listesi hazırladık. Bu taktikler uzun vadeli öneriler aslında ama bu yazıyı gelmiş bir sansürün ardından da okuyorsanız eğer, yine işinize yarayacak tavsiyeler bulacaksınız.

Bu sırada sansürlenen platformda ulaşmak istediğiniz bir içerik varsa, bir VPN programına ihtiyacımız olduğunu bilmeyen kalmadı. Ama hızlıca ZenMate eklentisi indirebilir, girmek istediğiniz siteyle işiniz bitti mi de tek tuşla kapatabilirsiniz. ZenMate’in özellikle Chrome’la kullanımı oldukça pratik.

Youtube Sansürlenirse?

Hemen herkes VPN kullanmayı öğrendi, kalabalık bir insan grubu zaten bilgisayarında olan uygulamalarla 2 dakikada işini hallediyor. Ama maalesef bir sosyal medyacı buna güvenemez ve hedef kitlesinin tamamına ulaşmak esas kaygısıdır. Yani Youtube’a siz ve niceleri ulaşabilseniz bile başkaları erişemeyeceğinden, koymak istediğiniz videoyu Youtube’a alternatif sitelerde bulabiliyor musunuz diye bakmanızda fayda var. Google’da içeriği videolarla kısıtlayarak arayıp, videonun hali hazırda yüklenmiş bir başka versiyonu var mı diye bakmak da bir seçenek. Daha garantili yöntem bir hesap edinip de youtube’dan indirdiğiniz videoyu başka bir platforma aktarmak.

Eğer yukarıdaki tavsiyemizi dinleyecekseniz ya da zaten Youtube’da kendi videolarınızı yükleyip de paylaşıyorsanız, aşağıdaki platformlarda bir hesap sahibi olmanızda fayda var. İnsanları sansür sırasında web sitenize yönlendirirken videoları bu sitelerden birine yükleyip daha sonra Youtube yeniden erişime açıldığında videoyu değiştirebilirsiniz. Videonun uzunluğuna, içeriğine ve telif hakkı durumuna göre yükleyeceğiniz siteyi belirlemenizde fayda var.

1. Dailymotion:

Ses ve görüntü açısından işinizi epeyce görecek bir site Dailymotion, ama uzun vadede çok tercih etmemekte fayda var, keza fazla sayıda reklam alıp videoların aralarına yerleştiriyor olmaları kullanıcı açısından pratik sayılmaz. Eğer ki acilen ulaştırmak istediğiniz bir içerik varsa, telif hakkı sıkıntısı olup olmayacağından pek emin değilseniz, tercih edebileceğiniz bir platform Dailymotion.

2. Vimeo:

Vimeo telif hakkı konusunda oldukça dikkatli bir site. Yani eğer başkasına ait bir Youtube videosunu değişiklik yapmadan ve kaynak göstermeden, sadece Youtube’a erişemeyenler görsün diye yüklemeye çalışırsanız, muhtemelen işler ters tepecektir.

Ama uzun, özgün ve özellikle de görsel açıdan zengin bir video varsa elinizde, vimeo paylaşım yapmak için çok doğru bir adres, ve daha önce ulaşamadığınız bir insan kitlesine ulaşmanızı da sağlayabilir, zaten Youtube’un ardından en çok ziyaret edilen video sitesi de Vimeo.

3. Alkışlarla Yaşıyorum:

Eğer elinizde Türkçe ve esprili bir video varsa neden olmasın? Elbette videonun esprili olması zorunlu değil ama olumlu geri dönüşler için önemli bir adım sayılabilir Alkışlarla Yaşıyorum çerçevesinde.

Siteye bilhassa video izlemeye giren insanların bulunması hedef kitlenizi genişletecektir. Eğer çok nokta atışı bir hedef kitleniz varsa ve yaş grubu, cinsiyet gibi dengeler sizin için önem teşkil ediyorsa, yerli bir video sitesine içerik yüklerken iki defa düşünmenizde yine de fayda var. Ama amacınız zaten çok sayıda insana erişmekse, kesinlikle denenebilecek bir alternatif.

4. Facebook:

Facebook hesabınızı aktif olarak kullanıyorsanız ilk iki seçeneği göz önünde bulundurmasanız da olur. Hatta facebook paylaşımlarına videoyu doğrudan yüklemek, facebook’un algoritması doğrultusunda, daha fazla insana ulaşmanızı sağlayacağı için bunu uzun vadeli bir yöntem olarak da kullanabilirsiniz. Bir internet sitesine yönlendirilecek bir paylaşım yapıyorsanız, videonun altına linki ekleyip, linke de videoyu yerleştirerek linkception yapmak Facebook için iyi bir fikir olabilir.

5. Instagram:

Instagram sosyal medyayı etkili kullanmak isteyen, veya internet üzerinden pazarlama yapan herkesin güçlü tutması gereken bir saha zaten. O konuya zaten birazdan döneceğiz daha detaylı olarak.

Düzenli kullanıcı sayısı göz önünde bulundurulduğunda, Instagram iyi bir alternatif, ama en büyük sıkıntı yükleyeceğiniz videonun en fazla 15 saniyelik olabilmesi: yani çok kısa bir paylaşım yapacaksanız, ve twitter konusunda güçlüyseniz Intagram doğru adres.

Twitter Sansürlenirse?

Yakın bir gelecekte en büyük sansür potansiyeline sahip platform Twitter olsa da, ironik bir biçimde kullanıcıların Twitter’a, Twitter sansürünü duyurmaya giriyor olması büyük bir kan kaybını önleyebilir. Ama elbette yapacağınız paylaşımın içeriğine göre de olası bir sansür sırasında yapılacak bir paylaşım, unfollow edilmenize yol açabilir.

Bu nedenle olası bir Twitter sansüründe düşünülmesi gereken iki şey var:

1. Twitter’daki kitleye nasıl ulaşabiliriz

Twitter politik olduğu kadar eğlenceli de bir yer. Doğru hashtagler ve doğru zamanlamalarla twitter’dan sansür sırasında olumlu geri-dönüşler almanız da mümkün.

2. Twitter’a sansür sırasında ulaşamayan insanlara nasıl ulaşabiliriz

Elbette diğer sosyal medya kanallarını kullanarak… Özellikle Facebook ve Instagram hesaplarınız aktifse, takipçileriniz Twitter’a ulaşamasa bile bu platformlarda vakit öldürmeye başlayacaklardır.

Facebook Sansürlenirse

1. Twitter:

Facebook’un kapanıp da twitter’ın açık kalması kombinasyonu, bir hayli zorlu dursa da, yakın geçmişte yaşadığımız sosyal medya kısıtlaması ilginçlikleri bir hayli çeşitli olduğu için, yazmazsak olmazdı. Fakat iyi bir facebook kullanıcısıysanız ve twitter zayıf yanınızsa eğer, facebook’tan çok daha dinamik ve etkileşimli bir dünyaya hazır olun, ve hashta’leri kuşanmayı unutmayın!

2. Vk.com:

Nam-ı diğer Vkontakte. Rus menşeyli, bildiğiniz facebook’un mini versiyonu bir site Vk.com. Zaten ismini dizi sitelerinden anımsamanız mümkün. Uzun vadeli bir kesinti karşısında yedek hesap bulundurmanızda fayda var. Keza vakti zamanında bünyesinde bulundurduğu video ve müzikler sayesinde, Türkiye’li kullanıcı sayısı hiç de düşük sayılmaz, haliyle tercih edilebilecek alternatiflerden biri haline gelebilir. Tabii bu bir kıyamet senaryosu, yani facebook’un gerçekten de devreden çıkması halinde mümkün.

3. Quup.com:

İnanır mısınız facebook’un aslında yerlisi var. Hala felaket senaryosu sınırlarında kalırsak, facebook’a erişim olmayan bir dünyada quup’un bir alternatif niteliği taşımaması için hiçbir neden yok. Hiç kullanılmasa bile hesap bulundurmak can yakmaz.

Her Halükarda Yapılması Gerekenler?

1. Mail adresleri toplamak:

Yöntem ilk bakışta insana ilkel gözükse de, sosyal medyanın tamamına sansür gelecek bir durumda bile maillerın sırtı kolay kolay yere gelmez. Üstelik büyük çaplı bir sansür, aynı zamanda mail grubu tartışmalarının da canlanması demek, yani bodrumunuzda bir sığınak olsun istiyorsanız, mail adreslerini önceden biriktirmenizde fayda var.

Mail listesine sahip olmanın uzun vadede reklam alma veya prestij için de hala Türkiye’de önemli bir gösterge olduğunu es geçmeyelim. Yollanacak mail’in diğer platformlardaki gibi ilgi çekici olmasını, en azından takipçilerinize bir hizmet sunuyor olmasını (bilgi, kampanya, etkinlik haberi gibi) es geçmemek lazım. Yoksa binbir emekle mail toplamanın neticesi “Spam” kutusunda final yapar.

2. Sosyal Medya hesaplarının takipçi sayılarını dengeli dağıtmak:

Sosyal medya kullanımınızı nasıl dağıttığınız, bu kanallardan birine takipçilerin ulaşamaması halinde ciddi anlamda önem taşıyor. Çok kullanmasanız bile, belli başlı sosyal ağlarda hesaplarınızın var olması, oradan da web sitenize trafik gelmesini sağlayacaktır. Bu hem normal zamanlarda trafiğinizi arttıracaktır, hem de olası bir sansür durumunda, başka kanallardan ziyaretçi almanızı mümkün kılarak hava yastığı görevi görecektir.

 a) Twitter:

Twitter daha genç bir kitleye ulaşmak veya ulaşmak istediğiniz insanlarla aranızdaki etkileşimi arttırmak için çok doğru bir adres. Yine marka değeri ve görünürlüğü arttırma konusunda da faydalı bir platform Twitter.

Eğer Twitter’ın dünyası size hala karmaşık geliyorsa, takipçi sayınızı nasıl arttıracağınızı bilmiyorsanız, ya da hesabı iyi yönettiğinizi düşünseniz de hala istediğiniz gibi gitmiyorsa işler, sitemizde twitter’a ayrılmış köşeyi ziyaret etmenizde fayda var. (http://www.nedensosyalmedya.com/sosyal-medya-yonetimi/twitter)

b) Facebook:

Facebook kullanımı bir sosyal medyacı için olmazsa olmaz, ve esasında facebook hesabı yönetmek de oldukça kolay. Yalnızca belli dinamiklere hakim olmak ve algoritma değişikliklerini takip etmek gerekiyor. Mesela 2015 başında işler epeyce değişti, ve konumlandırma stratejisiyle marka tanıtabileceğimiz bir hal aldı aslında. Ama bu durumdan faydalanabilmemiz için, değişiklikleri takip etmemiz ve oyunu yeni kurallarıyla oynamamız gerekiyor. Doğru adımı atarsanız, facebook sizi asla yüzüstü bırakmaz.(http://www.nedensosyalmedya.com/sosyal-medya-yonetimi/facebook/facebook-algoritmasi-ve-degisimi)

c) Instagram:

Eğer ki sosyal medyayı pazarlama amaçlı kullanıyorsanız sansür sırasında hem daha az politik, hem de pazarlama konusunda daha efektif olan Instagram’a yönelmenizde fayda var. Instagram’ın bu “az politik” hali hem onu sansürden koruyor, hem de kullanıcıların Instagram’a eğlence için giriyor olması instagram’ı sosyal medya pazarlaması konusunda daha da etkili bir platform haline getiriyor. Elbette Twitter’ı etkili kullanmak için, biraz Twitter’ı tanımak da gerek, şu beş adımı takip etmek işleri kolaylaştıracaktır.

d) Google Plus:

Türkiye’de bilinçli kullanım o kadar yaygın olmasa da Google + en büyük sosyal ağlardan biri, ve eğer bir web siteniz varsa üst sıralarda çıkasını doğru Google + yönetimiyle sağlayabilirsiniz. Google + nasıl kullanılır, nasıl web sitenize trafik olarak geri dönüş yapar bilemiyorsanız, şu yazıya göz atmayı ihmal etmeyin.

e) Pinterest:

Pinterest kullanımı bir hayli pratik bir platform, mantar panonun online versiyonu. Normal bir mantar panodan farklı olarak, sitenin “pin”lediğiniz şeyin kaynağını da gösteriyor olması, bizim için en büyük avantajı. Sadece görselle tavladığınız insanlar, merakten sitenize tıklayabilir yani. Özellikle görsel bakımdan güçlü bir içerik hazılarsanız, websitenize de “pin it” tuşu koyarsanız, hem ziyaret edenlerin sitenize geri dönüş yapmasını, hem de başkalarının Pinterest vesilesiyle web sitenizde yer alan içeriğe ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Pinterest konusunda meraklandıysanız ve daha çok şey bilmek istiyorsanız, belki yardımımız dokunabilir.

f) Tumblr:

Hazır görselliğin öneminden bahsetmişken, Tumblr’dan da bahsetmemek olmaz. Tumblr kafanızda 2000 başında Kadıköy Rexx’in önünde buluşan gençlerin bir sonraki neslinin takıldığı bir yermiş gibi canlanabilir, ki bu konuda çok da haksız sayılmazsınız. Ama Tumblr bir yandan da insanların bilhassa görsel ararken uğramayı tercih ettikleri de bir yer. Tumblr’ı bir blog gibi kullanabilirsiniz, takipçileriniz tıpkı facebook’da olduğu gibi paylaşımlarınızı takip ettikleri diğer şeylerle karışık olarak göreceklerdir. Bilhassa kaliteli doğru görsel seçimi Tumblr’da bir adım önde olmanızı sağlayacaktır.

SEO Çalışması

SEO çalışması yapmak, sansür olasılığına karşı direnmek için olmazsa olmaz bir şey. Hangi sosyal medya platformunda ne kadar güçleneceğiniz doğru zamanda doğru paylaşımı yapmak gibi bir sürü farklı dinamiğe bağlı. Sürekli olarak belli platformlara doğrudan bağlı kalır ve sansürlenecek platform da sizin en güçlü olduğunuz platform olursa da emekleriniz boşa gidebilir. Ama ziyaretçilerinizin hatırı sayılır kısmını doğrudan Google üzerinden alırsanız, işler değişir işte. Bunun için iyi bir SEO’ya ihtiyacınız var, iyi bir SEO da site içi optimizasyona ve site dışı optimizasyona bağlı. Site içi optimizasyonu bu yedi adımı takip ederek, site dışı optimizasyonuysa bu yazıda bulacağınız 4 başlığa dikkat ederek sağlayabilirsiniz. Eğer “SEO” ve “optimizasyon” kelimelerini ilk defa duyuyorsanız korkmayın, aslında her internet sitesi yöneticisinin yapmakta olduğu şeylerin belli bir sistemde yapılmasından bahsediyoruz.

Yorum Yaz

срочный займкредит наличнымикредитная карта